Dikkat Karakteriniz Kalbininizin Düşmanı Olabilir


Genetik etkenlerin yanı sıra beslenme alışkanlığı, sigara kullanımı, yoğun ve hızlı yaşam temposu kalp sağlığının baş düşmanları arasında yer alıyor. Medical Park Fatih Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Atilla Bitigen, gerilim ve takıntılı kişilik yapısının damar sertliğine olan eğilimi artırdığına işaret ediyor.

Kalp adalesini besleyen atar damarların daralma ya da tıkanması sebebiyle kan akımının kısmi veya tam kesilmesine bağlı olarak ortaya çıkan Koroner Arter hastalığının gelişiminde hem şahsi hem de çevresel etkenler rol oynuyor. Kişisel etkenler arasında birinci derece akrabalarda koroner arter hastalığı olması, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı olması, ilerlemiş yaş ve açıklığa kavuşturulamamış genetik nedenler yer alıyor. Çevresel ya da sonradan edinilen risk etkenlerinde ise sigara kullanımı, yüksek kolesterol içerikli beslenme, gerilimli ve pasif yaşam olarak sıralanıyor.

Medical Park Fatih Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Atilla Bitigen, kalp sağlığı için gerilimli yaşamın yanı sıra bazı davranış özelliklerinden de uzak durulması gerektiğini hatırlatıyor.

DAVRANIŞ ÖZELLIKLERIN KALBINI TEHLIKEYE ATABILIR
Şehir hayatı, ulaşım, rekabetçi, müsabakacı, yorucu iş yaşamı çağın başlıca problemleri arasında yer alıyor. Stres, önemli sağlık problemlerina neden olmakla beraber, kalp krizini tetikliyor ve var olan kalp hastalığını ortaya çıkarıp semptomları artırıyor. Ayrıca yapılan bilimsel araştırmalar kişilik farklılıklarının gerilimten etkilenme oranlarını etkilediğini ortaya koyuyor. Medical Park Fatih Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Atilla Bitigen, Koroner Arter Hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi:

SÜREKLİ ZAMANLA YARIŞMAK ORTAK ÖZELLİK
“Araştırmalar koroner kalp hastalığı olan bireylerin bazı davranış özelliklerinde sürekli zaman içinde müsabakak, başarı yönelimli olmak gibi ortak özelliklerin olduğunu ortaya koyuyor. A tipi olarak gruplandırılan bu kişilerin hızlı çalışıp hızlı konuşmaları ve aynı anda birkaç işi birden yapmaya çalışmalarının yanı sıra sabırsız ve öfkeli oldukları da gözlemleniyor. A tipi kişiler beklemeye tahammülleri olmadığından konuşanın sözünü kesmeye eğilimlidir, aşırı düzeyde rekabetçidir ve konuşmanın gidişatını denetlemeye çalışır. A tipi kişiler iş ve zaman baskısı, beklemek zorunda kalındığında huzursuz olmak, herşeyi eksikliksuz yapma isteksu, rekabetçi bir tutum sergilemektedirler. Bireylerde görülen A-tipi kişilik özellikleri arttıkça, gerilim belirtileri ve gerilime yatkınlık düzeyleri de artma eğilimi gösteriyor. A tipi kişiliklerde kalp hastalığı görülme riski çok daha yüksektir.

A tipi kişilerin tersi özellikleri taşıyan bireyler ise B tipi olarak adlandırılıyor. Bu gruptaki kişiler daha rahat, daha uysal, daha az rekabetçi ve daha az saldırgan olarak tanımlanıyor. Araştırmalar B tipindeki kişilerin de gerilim yaşadığını, yalnız zorlamalar ve tehditler karşısında daha az paniğe kapıldıklarını belirtiyor. Ayrıca bu kişiler yüksek kan basıncı ve biyokimyasal reaksiyonler açısından da A tipi kişilik özelliklerine sahip olan kişilerden ayrılıyor.

A Tipi Davranış Özellikleri
Sürekli zaman içinde yarışan
Başarı odaklı
Hızlı konuşan
Sabırsız ve öfkeli
Nitelikten çok niceliğe önem veren
Rekabetçi
B Tipi Davranış Özellikleri
Rahat
Uysal
Daha az saldırgan
Sabırlı ve öfke denetimi yapabilen
Niteliğe önem veren
Daha az rekabetçi
ERKEKLER 4 KAT DAHA RİSKLİ GRUPTA
Koroner arter hastalığına ait bulgular genelde 40 yaş sonrasında daha fazla görülüyor. Özellikle aile geçmişinde bu hastalığın olduğu bireylerde daha erken yaşlarda da görülebiliyor. Ayrıca erkeklerde kadınlara göre aşağı yukarı dört kat daha sık ortaya çıkar. Kadınlardaki östrojen hormonunun koroner arter hastalığı açısından koruyucu olduğu öne sürülüyor. Bu nedenle kadınlarda görülme sıklığı östrojen hormonunun azaldığı menopoz sonrası dönemde artıyor. Koroner arter hastalığı tanısı sık sık erkeklerde 50-60 yaşları arasında, kadınlarda ise 60-70 yaşları arasında konulmaktadır.

KADINLARIN KALBİ STRESE DAHA HASSAS
Stres kalp sağlığını olumsuz etkileyen en önemli etkenler arasında yer alıyor. Kadınların ise üzüntü ve gerilime karşı daha titiz olduğu gözlemleniyor. Kadınlarda menopoz sonrası daha çok olmak suretiyle, ağır gerilim sonrası bazı zamanlar “kırık kalp sendromu” görülebiliyor. ‘Takotsubo’ veya ‘gerilim kardiomyopatisi’ gibi değişik terimlerle tarif edilen kırık kalp sendromu, geçici olarak kalbin karıncığının dışarı doğru balonlaşması demek ve bu durum kalp krizini taklit eden semptomlar yaşatabiliyor.

GÖĞÜS AĞRISI DEYİP GEÇMEYİN
Koroner arter hastalığının belirti vermeyebilir, bu nedenden dolayı her yıl derli toplu olarak kalp denetimi yaptırmak büyük önem taşır. Zaman zaman yaşanan göğüs ağrısı koroner arter hastalığının bir belirtisi olabilir. Hipertansiyon, ileri yaş, sigara kullanımı, şeker hastalığı, aile hikâye sü, kolestrol yüksekliği gibi risk etkeni olan birinde olan göğüs ağrısının damar tıkanıklığına bağlı olma olasılığı yüksektir. Hastalığın şiddeti ve bulguları değişiklik gösterir. Hastalık ilerledikçe kalbin beslenmesi yetersizleşir. Kalbe yeteri kadar kan gitmez ve göğüs ağrısı ortaya çıkar. Bu ağrı sol kola ve çeneye yayılır, bazı durumlarda kolda uyuşma hissi görülebilir. Çoğu hasta göğüs ağrısını göğüste sıkışma, rahatsızlık hissi, sıkıştırıcı, yanıcı, ezici, ağırlık gibi tarif eder.


Bunların dışında nefes almada güçlük çekme, halsizlik, baş dönmesi, aşırı terleme, şuur sorunluluğu, bayılma ve yorgunluk kalp hastalığının belirtisi olabilir. Stres halinde bu şikayetlerin arttığı gözlenebilir.”

Show More

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Close

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker