Yaşam

Ah Nerde O Eski Ramazanlar?

Ramazanayının olmazsaolnıazlanvardır. Duvvecıbelenyennegetırmek kadar. gundelik hayatın içine nüfus etmiş Ramazan geleneklerini yaşatmak da çok önemlidir. Ramazan. tarıh boyunca kültürel ve dini bakımdan herkesın beklentiyle karşıladığı bır ay duruş. mutlak kultun’me büyük zengıniıkler kazandnmıştıc
Osmanlı donemınde Ramazan’ın edebıyat. sanat. gunluk hayat. mutfak. eglence hayatını etkıledığı ve bu alanlara damgasını vurdugu bilinen bir gerçek. Osmanlı Ramazan kultun’r o kadar gelışkindir kı. anlamak ıçın Ramazan içın oluşmuş ayrı bir kullıyata ıhtıyaç duyulur. Ramazan’a özel olarak hazırlanan ekmekler. başta güllaç olmak üzere tatlılar. ıltar sofrasını süsleyen iftariyeler. ziyafetler dıllere destandır. Mınarelerde mahyalar kurulur. kandiller yakılır. hattâ bu kandiller uçurulurdu Gece bekçileri davul çalarak ve mâni söyleyerek halkı sahura uyandınrdı.
Osmanlı’da Ramazan ayı sarayda coşkuyla kullanıyordu. Sarayı örnek alan konaklar benzer âdetleri benimsemiş ve Ramazan coşkusunu tümüyle yaşatmaya çalışmıştır. Ramazan geldiğinde şehrin caddeleri temizlenirdi. îüm halka uyan yapılır herkesın de evinin önünü temizlemesi istenirdi. Padişah tarafından bir tembıhname yayınlanır ve buna göre herkesin çöplerini atması. kendi çevrelerini teniz tutması istenirdi.
Ramazan ayının ne zaman başlayacağını tayin etme görevi İstanbul kedisinin göreviydi. Onun görevlendirdiği insanlar özellıkle minarelerden hilali gözetlerlerdi; hilâli gördüklerinde şahitleıiyle birlikte kadının huzurunda mahkeme kurulurdu. Hilâli görenler “Şu saatte gördüm. Bu gece Ramazan ııı başlangıcıdır. Şahadet ederım.’ dedikten sonra şahitlerin de ifadeleriyle durum kesinleşince Ramazan başlamış olurdu. Osmanlı döneminde zengin konaklara davet edilen misafirlerin yanında lakir halk için de solralar hazırlanır ve çat kapı gelen misafirler asla geri çevrilmezdi. Misafirler iltarlarını yapıp gitmeye hazırlandıklannda. konak sahipleri tarafından kadıle keseler içınde gümüş tabaklar, kehribar tesbihler, gümüş yüzükler kendilerine hediye edilirdi. Fakir kışilere ise konak sahibinin cömertliğine göre altın veya gümüş akçeler kadife keseler içinde hediye edilirdi Diş kirası denılen bu hediyenin amacı. davetlilerin o gece zahmet edip gelerek hane sahibinin sevap kazanmasına vesile olmasıdır.
Ramazan ayında varlıklı kimseler farlı yerlerdeki esnaf dükkânlarına girer ve Iımern (veresiye) defterini isterlerdi. Defterin baştan. sondan ve ortadan rastgele saylalannı açar ve ‘Silin borçlannı. Allah kabul etsin.’ derve borçları ödeyip giderlerdi. Ne borcu ödenen kimin ödediğini bilir. ne de borcu ödeyen kimi borçtan kurtardığını bilirdi. ilk defa oruç tutacakçocuklara hediyelerveriliryadaçocukların omçlan büyukleı tarafından satın alınarak oruca teşvikedilirdi. lam gün oruçtutamayacak çocuklara öglevakti oruçları açtırılır ve buna ‘iekne Orucu“ denirdi.
Osmanlı’da Ramazan ayı genel olarak resmi bir lestival havasında geçerdi. Gece yaşanır. gündüz dinlenilirdi. Sahur vaktine kadar Karagöz. meddah. ortaoyunu gibi programlar yapılır. yetenekli insanlar hünerlerini sergilerdi. Sahura doğru ortaya çıkan davul ve bu meyanda şekillenen mani geleneği Ramazan boyunca devam ederdi.
Show More

Related Articles

Bir Cevap Yazın

Close

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker